Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Şubat 2008 tarihli yazilar Şubat 2008 tarihli diger ogeler resimler, videolar

BMW İnterneti arabanıza getiriyor

BMW araçlarda internet devri

BMW, 2008 model bütün otomobillerinde kullanıcılara "Engelsiz İnternet" opsiyonunu sunmaya hazırlanıyor. Alman otomotiv devi BMW, Ultimate Driving Machine / (Sürülebilecek En iyi Makine) tanımını 2008 model arabalarında genişletmeye hazırlanıyor. BMW, Cenevre 2008 Otomobil Fuarı etkinlikleri dahilinde tanıtacağı sistem, tek bir buton ile bir çok özelliği kontrol etmeye olanak tanıyan iDrive ile kullanılabilecek. Araç içi internet olarak tanımlayabileceğimiz ConnectedDrive opsiyonu sayesinde EDGE bağlantısı üzerinden gerçek Internet deneyiminin müşterilerine sunulacağını belirten firma, bu sistemi kullanan ilk otomobillerin fuarın hemen ardından piyasaya sürülebileceğini duyurdu. World Wide Web diye tanımlanan gerçek Internet deneyiminin ilk defa dört teker içinde aracın bir parçası olarak kullanıldığını belirten firma, sistemin hareket halindeyken sürücü tarafından kullanılmasının engelleneceğini, sürücünün görüntüleyebileceği ekranın ancak ve ancak sabit şekilde durulurken aktif olacağını belirtti. Arka koltukta oturan yolcular için sistemin açık olmasının tehlike arz etmeyeceğini savunan BMW yetkilileri "Olur mu Allah aşkına arkadaşlar, sürücü sırf iki YouTube videosu izlemek için kafasını arkaya mı çevirecek yapmayın lütfen" şeklinde çıkıştılar.

'MSN Engelleyen' Tuzağına Düşmeyin!

MSN listelerinde sizi engelleyenleri göstereceğini ima eden adreslerden uzak durun. Felaketle karşılaşmamak için yapmanız gerekenleri açıklıyoruz.



MSN listesine girdiğiniz birisi, sizi daha sonradan engellediğinde, kendi listenizde o kişiyi hep çevrimdışı görürsünüz. Uzun süredir listenizde çevrimdışı olan birisi, içinize kuşku düşürebilir ve "Acaba beni engelledi mi?" sorusunu bile aklınıza getirtebilir.
Aslında cevap oldukça basit; sizi engelleyenlerin kimler olduğunu asla göremezsiniz. Ama bazı uyanık web siteleri, sizi engelleyenleri göstereceğini söyleyerek hain tuzaklar kuruyorlar.

Türkiye IPTV'ye hazırlanıyor

AirTies, evdeki mevcut televizyonların internet üstünden yayınları almasını sağlayan ve isteğe bağlı program izlemeyi mümkün kılan IPTV alıcısını üretti.


AirTies'tan yapılan açıklamaya göre şirket, tamamen yerli kaynaklarla gerçekleştirilen ve M-140 adı verilen kutusuyla önce Rusya, ardından Avrupa ve ABD pazarına girecek.
İstenen programın arzu edildiği zaman seyredilmesi için internet üstünden transfer edilmesi anlamına gelen IPTV, AirTies'ın Türk mühendisleri tarafından yeniden tasarlandı. Kablosuz ağlar ve genişbant internet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren AirTies, dünyada televizyon izleme alışkanlıklarını değiştiren IPTV alıcısının üretimini artık Türkiye'de gerçekleştirecek.
4 yıl önce AirTies'ı kurarken, hedeflerini "Tamamen yerli kaynaklarla bir dünya markası olmak" olarak belirlediklerini söyleyen AirTies Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çelebi, genç bir şirket olarak henüz dünyada çok yeni olan bir teknolojiye imza atmaktan ve en önemlisi de bunu Türkiye'deki Ar-Ge ekibi ile geliştirmekten büyük gurur duyduklarını ifade etti.

"TÜRKİYE IPTV'YE HAZIRLANIYOR"

Özellikle internet servis sağlayıcıları ve içerik üretenler tarafından beklenen IPTV'nin Türkiye'de de içerik ve dağıtım açısından 2008 yılının son çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Teknolojik alt yapı hazır olduğu anda AirTies'ın M-140 ile IPTV'ye geçişi sağlayacağını ifade eden Çelebi, "M-140'lar fiberoptik kablo ile internet bağlantısı olan yerlerde en verimli şekilde kullanılabilecek. Ancak normal bakır tellerle sağlanan hızlı ADSL bağlantısında da sorunsuz bir şekilde internet üzerinden TV
yayınları izlenebiliyor" dedi.

Çelebi, IPTV'nin görüntü kalitesinin geleneksel televizyonlardan çok daha iyi olacağını belirtirken, "İnternet üzerinden yüksek çözünürlüklü (HD) yayınlar yapmak için VDSL gerekiyor. VDSL2 altyapısı ile Türkiye de HD yayınlara geçebilecek" diye konuştu.
AirTies olarak odak noktalarının yurtdışı pazarlar olduğunu kaydeden Bülent Çelebi, Türkiye'nin teknoloji alanında dünya markası yaratma hedefi için gönüllü olduklarını ifade etti. Çelebi, AirTies'ın önümüzdeki 5 yıl içindeki hedefini ise Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika'yı kapsayan EMEA bölgesinde liderlik olarak özetledi.
M-140'ın tamamen AirTies'ın Ar-Ge gücü ile gerçekleştirilmiş olmasının her şeyden önemli olduğunu ifade eden AirTies Ar-Ge Bölüm Başkanı ve AirTies kurucu ortaklarından Metin Taşkın ise, bu gücün de etkisiyle M-140'ın diğer IPTV alıcılarından "Kurulum ve kullanım kolaylığı, az yer kaplaması, sessiz ve düşük maliyetli olması açısından üstün olduğunu ifade etti.

Nokia Gelecekteki Telefon Teknolojisi - Morph

Nokia nın Akla Zarar Telefonuyla Tanışın




Nokia Research Center ve Cambridge Üniversitesinin ortak çalışmasından ortaya çıkan bir birleşik nanoteknoloji konsept tasarımı olan Morph, New York’ta Modern Sanatlar Müzesi’ndeki "Design and the Elastic Mind" (Tasarım ve Elastik Akıl) sergisinde tanıtıldı.

Morph, gelecek nesil cep telefonlarının, kullanıcılarının isteğine göre şekil alabilecek şekilde bükülüp, uzatılabileceğini ortaya koyan bir konsept tasarım. Morph, nanoteknolojinin bizlere sunduğu bütün nimetleri cömertçe ortaya koyan bir tasarım; esnek maddeler, saydam elektronik cihazlar ve kendi kendini temizleyen yüzeyler. Nokia Araştırma Merkezi'nin başında bulunan Bob Iannucci, Morph için, "Nokia Araştırma Merkezi olarak bizler mobil cihazların şeklini ve işlevini yeniden icat etmek için çalışıyoruz. Morph bize bunu yapabileceğimizi gösterdi." şeklinde konuştu.




Nokia Araştırma Merkezi'nin Cambridge Üniversitesi'ndeki laboratuarının başındaki isim olan Dr.Tapani Ryhanen "Umarım, teknoloji ve sanatın bu birleşimi nanoteknolojinin daha geniş şekilde tanınmasına olanak sağlayacaktır." şeklinde yorum yaptı.

Nokia ve Cambridge Üniversitesi Mart 2007’de ortak çalışmalar yapmak üzere anlaşmışlardı. Bu ortak çalışmaların merkezini nanoteknoloji ve onun uygulama alanları oluşturuyor. Morph teknolojisinin cihazlara uygulanabilmesi için daha en az 7 yıllık bir sürenin geçmesi gerektiği söyleniyor.



PlayStation 3 süper bilgisayara dönüştü

ABD'de, astrofizik araştırmaları yapan bir bilim adamı , çoğumuzun aklına sadece oyunu getiren PlayStation 3'ün 16 tanesini birarada kullanarak, uzaydaki kara delikleri araştıran süper bilgisayar haline getirdi.




ABD'nin Massachusetts Üniversitesi'nde astrofizik alanında çalışmalar yapan Gaurav Khanna adındaki bilim adamı, çoğu kimse tarafından sadece oyun konsolu olarak bilinen PlayStation 3'ü süper bilgisayara çevirdi.

16 PlayStation 3 işlemcisini aynı anda kullanarak bunu gerçekleştiren Khanna, 400 bilgisayar gücünde çalışan bu sistem ile üniversitesi için; uzaydaki büyük kara deliklerin karmaşık işlemler gerektiren simülasyonlarını gerçekleştiriyor. Bu simülasyonları yapacak süper bilgisayarları kullanmak için sıra beklemektense böyle bir çözüm geliştirdiğini belirten Khanna, bunun çok da maliyetli olmayan bir süper bilgisayar çözümü olduğunu söylüyor.

Marifet Cell işlemcide

PlayStation 3'ün bu işlemi gerçekleştirebilmesinin altında ise; IBM tarafından, yüksek performans isteyen oyunlar için geliştirilen Cell işlemcisinin varlığı yatıyor. Cell işlemcinin yanı sıra, açık donanım mimarisine sahip olması ve açık kaynak kodlu Linux işletim sistemini destekliyor olması da, PS3'ün bu işlevi yerine getirmesinde önemli rol oynuyor.
Khanna'nın, yarattığı sistemi kullanarak yaptığı araştırma; Einstein'ın İzafiyet Teorisine göre tamamen teoriye üstüne kurulu. Bu yüzden, bilim adamının simülasyon verilerinin, konsollardan oluşan yeni yapıda çalışması için kendi algoritmalarını yaratması gerekiyor. Bununla ilgili olarak; Linux'un herhangi bir sistemi, genel maksatlı bir bilgisayara çevirmeyi başaran platform olduğunu söyleyen Khanna, bu yüzden astrofizik uygulamalarını için sistemi optimize edecek kodları kendisinin yazması gerektiğini belirtiyor.

İlk değil

Khanna'nın yaptığı sistem ilgi çekici olmasına rağmen bu konuda yapılmış ilk çalışma değil. Illinois Üniversitesi Kimya Profesörü Tod Martinez, daha önce PS2 zamanında, Sony tarafından dağıtılan 1000 Linux DVD'sinden birine sahip olarak, o zamandan beri bu işe soyunan bir başka bilim adamı.

Martinez de şimdi, yine IBM tarafından geliştirilen ve PS3'teki Cell işlemci teknolojisine benzeyen işlemcilere sahip 8 konsoldan oluşan süper bilgisayarı ile moleküllerin ışık altındaki davranış biçimlerini inceliyor. Bu çalışmanın tarım alanlarının artırılması, güneş enerjisi ve insan görüşü için önemli olduğu belirtiliyor.

cnetturkiye

Dev göktaşı Dünya'ya çarpacak mı?

Bilim adamlarının 2036'da Dünya'ya çarpma olasılığı olduğunu belirttiği "Apophis" göktaşı hızla yaklaşıyor. Göktaşını takibe almak ve dünyaya çarpıp çarpmayacağı konusunda kesin fikir sahibi olmak için tasarlanan uzay aracının tasarımı bitti.



Bu amaçla merkezi Pasadena'da bulunan ve amacı uzay çalışmalarını desteklemek olan sivil toplum örgütü The Planetery Society tarafından geçen yıl açılan 50 bin dolarlık "Apophis Mission Tasarım Yarışması"nı SpaceWork Mühendislik şirketi kazandı. Apophis'i 300 gün süreyle izleyecek projeyle Dünya'ya 2029'da yaklaşacak ve 2036'da az da olsa çarpma olasılığı bulunan 300 metre çapındaki göktaşının yörüngesi kesin olarak belirlenecek ve Dünya'ya çarpıp çarpmayacağı anlaşılacak.
ÇARPMAYA KARŞI HAZIR OLMALIYIZ
Tasarım yarışmasını açan Planetary Society Başkanı Dan Geraci, Apophis'in bir bilim kurgu hikayesi ya da kapalı gişe oynayan bir Hollywood yapımı değil, bir gerçek olduğunu belirterek, "Göktaşının etiketleneceği elektronik izleme sayesinde, şimdi, 2017, 2029 ve 2036 arasındaki zaman diliminde uzun vadede odaklanma olanağı bulabileceğiz. Bu sayede çarpma riskine en iyi şekilde hazırlanma ve bir plan oluşturma imkanı elde edebileceğiz" diye konuştu. Apophis'in Dünya'ya çarpıp çarpmayacağını anlayabilmek için doğru bir izleme ve eğer gerekiyorsa yörüngesini değiştirmek için bir yöntem bulmak gerekiyor.
Yarışma kurallarına göre, göktaşını elektronik olarak izlemeyi öngören tasarımın, 2017'ye dek göktaşının yörüngesini değiştirmek için insanlı bir sefer düzenlenmesinin gerekli olup olmadığı bilgisini en kısa sürede sağlaması gerekiyor.

MISIR KÖTÜLÜK TANRISI APOPHIS

Adını Mısır mitolojisindeki kötülük tanrısı Apophis'den alan ve Haziran 2005'te keşfedildikten sonra incelemeye alınan Apophis'in, Dünya'ya çarpması durumunda, 1945'de Hiroşima'ya atılan atom bombasından 100 bin kat daha fazla bir güç yaratacağı tahmin ediliyor. Bu etkinin binlerce kilometrekarelik bir alan üzerinde yaşayan tüm canlıları etkileyeceğini söyleyen bilim adamları, çarpışmayla atmosfere yayılacak toz bulutunun tüm dünyayı kaplayabileceğini belirtiyorlar.

NASA: DURUM CİDDİ
NASA, bu çarpmanın yönünü değiştirmenin ve göktaşından korunma stratejisinin planlama, deneme ve uygulama aşamalarının yıllar alacağını ifade ederek, bir an önce çalışmalara başlanmasının şart olduğunu açıklamıştı. NASA'nın geçen yıl, saatte 48 bin kilometre hızla yol alan ve 2029'da Dünya için olası tehdit olarak tanımlanan "Apophis" adlı göktaşına astronot indirmeyi planladığı bildirilmişti.
Space.com internet sitesindeki habere göre, plan konusunda son derece ciddi olan NASA yetkililerinden, Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nden Chris McKay, insanlığın asteroid sorununun çözüldüğünü görmek istediğini belirtmiş, “Oraya astronot göndermek ve asteroidin yönünü değiştirebilmek, bilimsel açıdan olduğu kadar insanlığın neler yapabileceğini göstermek açısından da çok değerli olur” demişti.
VURMAK YERİNE YÖRÜNGESİ DEĞİŞTİRİLMELİ
Bilim adamları, Dünya için tehdit yaratan göktaşlarını nükleer başlıklı silahla vurarak, aynı rotada binlerce küçük cisim oluşmasına yol açacağından, göktaşının hafifçe yönünün değiştirilmeye çalışılmasının en iyi yaklaşım olduğunu düşünüyorlar. Uzmanlar, küçük bir otomobilin itme gücünün 1 milyar ton ağırlığında bir göktaşını yalnızca 75 günde güvenli bir rotaya çevirmeye yetebileceğini belirtiyorlar.
Bu konuda bir başka yaklaşım da Amerikalı aktör Bruce Willis'in Hollywood yapımı Aramgeddon filminde Dünya'yı felaketten kurtardığı gibi, göktaşının üzerine delici bir makine indirerek, asteroidi başka yöne itebilmeye yetecek materyalin gökcisminden çıkmasını sağlamak.
BİR ÖNERİ DE İSKOÇYA'DAN
Göktaşının yörüngesini değiştirmek için yapılan bütün önerilerin ötesinde bir öneri İskoçya'dan geldi. Glasgow Üniversitesi uzmanları bu güne kadar binlerce kıyamet senaryosu üretilen göktaşını durdurmanın en iyi yolunun ne nükleer ne de uzay gemisi olduğunu, dünya yörüngesine yerleştirilecek aynalarla bu işin çözüleceğini iddia etti. Göktaşı üzerine 9 farklı senaryoyu ele alan uzmanlar, en iyi ve güvenli yolun aynalar olduğunu tespit etti. Yörüngeye yerleştirilecek 50 santim ile 1,5 metre genişliğindeki 5 bin adet ayna güneşten gelen sıcaklığı göktaşına yansıtacak. Göktaşının yüzeyini 2100 dereceye kadar ısıtıp patlatacak ve dünyaya çarpması engellenecek. Uzmanlara göre bu yöntem nükleer bomba gibi büyük bir risk taşımıyor hem de bombadan daha ekonomik.
DÜNYAYA ÇARPMA İHTİMALİ YÜZDE 3
Rus bilim adamlarının hesaplarına göre göktaşının dünyaya çarpma ihtimali yüzde 3 civarında. Uzay boşluğunda çok büyük olan bu ihtimal gerçekleşirse meydana gelecek yıkımın boyutları, tahminlerin çok ötesinde olacak. Rusya'nın Sibirya bölgesinde meydana gelen benzer bir astroit basıncının etkisi ile 2 bin 150 km2 lik alan etkilenmiş ve büyük Sibirya ormanlarında 80 milyon ağaç yok olmuştu.
DÜNYAYA EN SON 1908'DE GÖKTAŞI DÜŞTÜ
Ender de olsa dünyaya çarpan göktaşları 65 milyon yıl önce dinazorları yok etmişti. Dünya'ya son olarak 1908'de büyük bir göktaşı çarpmıştı. 2 bin kilometrekarelik bir ormanı küle çeviren göktaşı araziyi de dümdüz etmişti.

Kalp atışı ile çalışan kamera

Boyuna takılan bu cihaz vücut fonksiyonlarına göre kayıda geçiyor. Bu bilgisayar kayıt cihazı hayatınızı bir film şeridine çeviriyor.




KALP ATIŞIYLA ÇALIŞIYOR
Kalp atış hızınıza göre kayıt yapmaya başlayan bu teknoloji harikası gerçek zamandan önce beş dakikalık bir tampon kayıt yaparak asıl zamanın önüne ekliyor.
Kablosuz bağlantı özelliği sayesinde internete de bağlanabilen boyun bilgisayar kayıt cihazının özellikle extreme sporlarla uğraşan kişilerin rahatlıkla kullanabilmesi için üretildiği belirtildi.

Vista'dan 'dili yanan' Microsoft'u dava edebilecek

ABD'de Federal Mahkeme, Vista çıkmadan önce yapılan "Vista'ya hazır" XP yüklü bilgisayar kampanyasından mağdur olanlara, Microsoft'u dava etme yolunu açtı.




ABD'de Federal Mahkeme, Windows Vista çıkmadan önce, XP yüklü bilgisayarlara "Vista'ya hazır" etiketi yapıştıran Microsoft'a, bunun için dava açılabilir kararı aldı.
Microsoft, Windows Vista'nın 2007 yılı başında satışa sunulmasından önce, ABD'de alışveriş sezonuna denk gelen dönemde yapılan kampanyalarda, XP yüklü bazı bilgisayar modellere, kendisinden onaylı "Vista'ya hazır" etiketi kullanılmasına izin vermişti.
Açılan dava sonunda alınan kararda, bu etikete sahip ürünlerden çoğunun, Vista'nın Aero arayüzü de olmak üzere, yeni işletim sisteminin birçok gelişmiş özelliğini desteklemediği belirtildi. Davacılar, bu bilgisayar modellerin sadece en temel Vista işletim sistemini desteklediğini ileri sürerken, Microsoft karar ile ilgili incelemesini devam ettiğini söyledi.